| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Hakiki yoksul bir iki Hurma ve bir iki Lokma alıb kapıdan dönen değil, iffet'inden 
 dolayı istemekden sakınan kimsedir2010 hurmazeytinkaraburunyerizbiz karaburun yiğitleri serezli bırakın da çalışalım
1 "terörün zararı 300 milyar doların üzerinde" etiketi kullanan gönderi "terörün zararı 300 milyar doların üzerinde" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar
 
Jul
21
    

 

Resim
"TERÖRÜN ZARARI 300 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE"

ResimANKARA -

Hükümet Sözcüsü Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, ''25 seneyi aşan süreden beri etnik terörün, PKK terörünün ülkeye verdiği zararın 300 milyar doların üzerinde olduğunu belirterek, GAP'ın maliyetinin ise 32 milyar dolar olduğunu söyledi.


Çiçek, "Bununla mukayese ettiğinizde, Türkiye bu terör belasıyla uğraşmasaydı, başkalarının oyununa alet olmasaydı, başkalarının değirmenine su taşımasaydı, kendi insanlarının hayatına kast etmeselerdi, Türkiye 10 defa GAP'ı bitirmiş olurdu" dedi.


Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklama yapan ve soruları yanıtlayan Çiçek, ''DTP Genel Başkanlığına getirilen Ahmet Türk ile Emine Ayna 'Kürt sorunun çözümünde silahların bırakılması'nı ifade ettiler. Yeni bir açılım söz konusu mu?'' sorusu üzerine, bundan ne kastedildiğini, altında ne olduğunu bilemeyeceğini ifade etti.


Çiçek, ''Ama bu konuşmaların yapıldığı saatlerde güvenlik güçlerimiz Türkiye'nin muhtelif yerlerinde operasyon yapmaya devam ediyor. Bu konuşmadan daha 1-2 gün evvel de güvenlik güçlerimiz ve askerlerimiz şehit oldu'' dedi.
''Şiddetle, cebirle insanların hayatına kastederek bir netice elde edilemeyeceğini geriye dönük yaşadığımız tecrübelerden çoktan çıkarmış olmamız lazım gelirdi"

diye konuşan Çiçek, şunları kaydetti:


"Onun için olup biteni herkesin soğukkanlılıkla değerlendirmesinde fayda görürüz.

Kaldı ki, bu terör başkalarının hebasına yapılan terördür,

bunun altını özellikle çiziyorum; başkalarının hesabınadır,

başkalarının menfaatinedir.

Zaten kimlerin desteklediği de

aşağı yukarı bilinmektedir''

diye konuştu.

KAPATMA DAVASI İÇİN GÜN YARIN BELİRLENECEK
ResimANKARA - Anayasa Mahkemesi heyeti, yarın yapacağı gündem toplantısının ardından AK Parti hakkında açılan kapatma davası için gün belirleyecek.
Alınan bilgiye göre, Yüksek Mahkeme heyeti, yarın saat 13.30'da toplanarak, bazı kanunların iptali ve yürürlüklerinin durdurulması istemiyle açılan 10 davada ilk ve esas incelemesini yapacak.
Raportör Osman Can'ın raporunu inceleyen Heyet, bu toplantının ardından AK Parti hakkında açılan kapatma davasıyla ilgili bir gün belirleyecek.
Üyeler, belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak.
AK Parti hakkındaki kapatma davasını, 11 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi Heyeti karara bağlayacak. Asıl üyelerden herhangi birinin bulunmaması veya emekliye ayrılması durumunda 4 yedek üyeden en kıdemlileri heyete katılacak.
Anayasa'ya göre bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranacak. Buna göre, kapatma kararı için Anayasa Mahkemesinin 11 asıl üyesinin en az 7'sinin oyu gerekecek.
Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can, Yüksek Mahkeme'ye sunduğu raporunda, AK Parti'nin kapatılması istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşünü savunmuştu.

"KAPATILMA DURUMUNDA B VE C PLANLARI VAR"

ResimSAKARYA - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli, "Kapatılma durumunda B ve C planları var ama bunlar ihtiyaç duyulduğu zaman devreye sokulacak. Aksi halde bir plan olarak kalacak şeylerdir" dedi.
Kapatma davası konusundaki belirsizliğin ay sonuna ya da ağustos ayının ilk haftasına kadar sone ereceğini düşündüklerini belirten Dişli, hiçbir şey olmamış gibi çalışmalarına devam ettiklerini bildirdi.
AK Parti'nin kapatılması beklentisi içinde olmadıklarını kaydeden Dişli, "Kapatılma durumunda B ve C planları var ama bunlar ihtiyaç duyulduğu zaman devreye sokulacak. Aksi halde bir plan olarak kalacak şeylerdir. Şu anda hiçbir parti oluşumu yok ama dediğim gibi yeni bir parti oluşumuna inşallah Türkiye ihtiyaç duymayacak. Duyarsa da çok çabuk halledilebilecek bir mesele. Bence kapatma davası Türkiye'nin gündeminden hızla düşecek. Bazı çevrelerin beklentilerinin aksine biz oldukça ümitliyiz. 11 yargıç ayrı ayrı birer mahkeme gibi karar verecek. Benim beklentim; kapatma davası parti ve ülkemiz lehine olumlu sonuçlanacaktır" diye konuştu.

KAÇIRILAN TÜRKLER ELAZIĞ'A GETİRİLDİ

ResimANKARA - Afganistan'da kaçırılan ve bu sabah serbest bırakılan iki Türk çalışan, özel uçakla Türkiye'ye getirildi.
Afganistan'ın batısındaki İslam Kale'de Türk firmasına ait bir proje kapsamında çalışırken, geçen hafta kimliği belirlenemeyen kişilerce kaçırılan mühendis Gökhan Gül ve şirket personeli Erhan Gündüz , bu sabah serbest bırakılmalarının ardından şirketlerine ait özel uçakla önce Trabzon'a, passaport işlemleri ve uçağın yakıt ikmali yapmasının ardından da Elazığ'a getirildi.

FİDYE VERİLDİĞİ İDDİALARI YALAN
Gülsan Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Şefik Gül, çalışanların serbest bırakılması için fidye verildiğine yönelik basında bazı haberler yer aldığını hatırlatarak, bunların gerçeği yansıtmadığını söyledi.
''Herhangi bir fidye, böyle bir bedel yoktur. Oradaki başarılı çalışmamız, ilk giden Türk firması olmamız. Karzai'nin seçimlerine kadar yapacağımız işi bitirmeye söz vermiş olmamız, onurlu ve düzenli çalışmamız orada çocuklarımızın hayatının bize bağışlanmasının semeresidir'' diyerek, çalışanları kaçıran kişilerin bir süre sonra pişman olduklarını ve yanlış bir iş yaptıkları inancına vardıklarını dile getirdi.

ALMAN DAĞCILAR MÜNİH'E GİTTİ

ResimANKARA - Ağrı Dağı'ndaki kamp yerinde 8 Temmuzda terör örgütü mensuplarınca kaçırılan ve daha sonra serbest bırakılan 3 Alman dağcı, Lufthansa'nın tarifeli seferiyle saat 15.40'ta Münih'e gitti.
Alman dağcıları Esenboğa Havalimanı'nda karşılayan Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Eckant Kuntz, dağcılarla VIP salonunda öğle yemeği yedi.
Dağcılara eşlik etmek üzere Ankara'ya gelen bir grup Alman güvenlik görevlisinin yemek sırasında, gazetecilerin içeridekilerle görüşmesini engellemek üzere önlem aldığı görüldü.
Büyükelçi Kuntz, yemeğin ardından uçağa kadar giderek dağcıları Münih'e uğurladı.
Kuntz, havalimanından ayrılırken, gazetecilere teşekkür etti ve ''Yaşasın Türk-Alman dostluğu'' dedi.

"İŞBİRLİĞİ ÇOK İYİ İŞLEDİ"
Almanya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jens Plötner, Alman dağcılarla ilgili olarak Türk makamlarıyla çok iyi bir işbirliği yaptıklarını söyledi.
Plötner, başkent Berlin'de yaptığı açıklamada, Türk makamlarıyla işbirliği konusunda çeşitli zorluklar yaşandığı şeklindeki bazı haberleri nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine şunları söyledi:
''Hayır, zorluklar yaşandığını doğrulayamam. Bu tür çabalar çok karmaşıktır. İlk etapta ulusal bir mesele de olsa, Almanya'daki rehin alma olaylarından hatırlayın, farklı polis birimlerinin birlikte çalışmaları gerektiği zaman bir koordinasyon ihtiyacı doğar. Birbirine alışmak ve diğer birimin çalışma yöntemlerine alışmak gerekir. Bunun için en iyi yol yoğun bir diyalog sürdürülmesidir. Dışişleri Bakanı Steinmeier dün boşuna Türk makamlarına teşekkür etmedi. Bu rehin alma olayının iyi sonuçlanmasında az katkıları yoktu. İşbirliği çok iyi işledi ve öyle sanıyorum ki büyük güven vardı.''
Plötner, Almanların nasıl serbest bırakıldıkları konusunda yanıt vermekten de kaçındı.

BABACAN ABD'YE GİTTİ

ResimİSTANBUL - Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Birleşmiş Milletler (BM) 2009-2010 dönemi geçici üyeliği seçimlerinde Türkiye'ye destek istemek üzere New York'a gitti.
Babacan, ABD'ye hareketinden önce Atatürk Havalimanında düzenlediği basın toplantısında, 2009-2010 için boş olan Güvenlik Konseyi üyeliği için seçim yapılacağını ve bu seçimlerde aday olan Türkiye, Avusturya ve İzlanda'nın ikisinin seçileceğini belirtti.
Babacan, New York ziyareti kapasımında oy kullanacak BM daimi temsilcilerine resepsiyon vereceğini, bunun dışında Latin Amerika, Karayibler, Arap ülkeleri, İKÖ ve Afrika grubunu ayrı ayrı ağırlayarak Türkiye'nin dış politikasını, bölgeye ve küresel anlamda ne tür katkılar sağladığını, özellikle güvenlik, barış, istikrar konusunda neler yaptığını anlatacaklarını bildirdi.
Ziyaret kapsamında BM Genel Kurul Başkanı Srgjan Kerim ve BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile de görüşme yapacağını belirten Babacan, görüşmelerde BM'nin yakından ilgilendiği Kıbrıs ve İran konusunun da yer alacağını ve üç gün sürecek temaslarının ardından hafta sonu Türkiye'ye döneceğini söyledi.