| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Hakiki yoksul bir iki Hurma ve bir iki Lokma alıb kapıdan dönen değil, iffet'inden 
 dolayı istemekden sakınan kimsedir2010 hurmazeytinkaraburunyerizbiz karaburun yiğitleri serezli bırakın da çalışalım
 
Mayıs
02
    
okuryazarhay | 02 Mayıs 2009 11:15 | 0 fav | etiket:  

 

"Komünist sistemlerde halkın esaret altında oluşunun sebebi bir mülk sahibi olamamasıdır.
Hürriyetin tek garantisi mülkiyettir."

türkeş martaval sözleri...

 "milleti yeniden yaratmalıyız" diyor !!!

partiler millet yarabilir mi!!!!?

 

 



 
Sep
07
    

 

Ermenistan'a Hareketinden Önce Esenboğa Havalimanı'nda Yaptığı Açıklama

Değerli Basın Mensupları,
Dünya Kupası Grup Elemesi Futbol karşılaşmaları çerçevesinde bugün Erivan'da yapılacak olan Türkiye-Ermenistan milli maçını izlemek üzere birazdan Ankara'dan ayrılacağım. Bilindiği gibi, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın daveti üzerine bu ziyareti gerçekleştiriyorum.
Daha önceki açıklamalarımızda da belirttiğimiz üzere bu maç, spor tarihinde ilk kez Türkiye ve Ermenistan milli futbol takımlarının karşılaşacak olmasının ötesinde, önemli fırsatlar sunacak bir anlam taşımaktadır.
Kafkasya bölgesinde uzun yıllardır çözüme kavuşturulamayan ihtilafların, bölge istikrar ve barışını nasıl tehdit ettiğini bundan bir ay önce beraber gördük.
Rusya Federasyonu ile Gürcistan arasındaki ihtilafın savaşa dönüşmesinin tüm bölge ülkeleri, hatta küresel boyutta olumsuz etkileri oldu.
Bu ziyaretimin böyle bir dönemde gerçekleşmesinin ayrı bir önemi bulunmaktadır. Bu maç vesilesiyle yapacağım ziyaret çerçevesinde, Ermenistan Cumhurbaşkanı ile bölgemizdeki gelişmeleri değerlendirme imkanını da bulacağız.
Malumunuz olduğu üzere, Kafkasya'da kalıcı istikrar ve barışın sağlanması için öncelikle bölge ülkeleri arasında diyalog ve bu suretle güven ortamının oluşturulması gerektiğinden hareketle, Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformu adı altında bir inisiyatif geliştirdik.
Üç Kafkasya ülkesi ile Rusya Federasyonu ve Türkiye'nin dahil olacağı bu girişimin Ermenistan dışındaki müstakbel üyeleriyle son dönemde Devlet ve Hükümet Başkanları ile Dışişleri Bakanları düzeyinde yoğun temaslarımız oldu.
Ziyaretim vesilesiyle, Ermenistan Cumhurbaşkanı ile bu girişimimiz hakkında görüş alışverişinde bulunma imkanım olacak.
İnisiyatifin sahibi olarak, bu hususun bizzat tarafımızdan muhataplarına aktarılacak olması ayrı bir önem taşımaktadır.
Ziyaret vesilesiyle Ermenistan Cumhurbaşkanı ile yapacağım görüşmede, Kafkasya'daki gelişmelerin yanı sıra, Yukarı Karabağ ihtilafı ve ikili ilişkiler de gündeme gelecektir.
Bugün oynanacak olan bu maçın, ortak tarihi paylaşan iki halkın yakınlaşmasının önündeki engellerin ortadan kaldırılmasına vesile olmasını ve bölgesel dostluk ve barışın sağlanmasına katkıda bulunmasını ümit ediyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle şimdiden Milli Takımımıza başarılar diliyorum.

 

06.09.2008

Ermenistan'dan Dönüşlerinde Esenboğa Havalimanı'nda Yaptıkları Açıklama

"Değerli Basın Mensupları,
Dünya Kupası Grup Elemesi Futbol karşılaşmaları çerçevesinde bugün Erivan'da yapmış olduğum ziyareti, çok olumlu duygu ve düşüncelerle tamamlamış bulunuyorum.
Milli takımımızı göstermiş olduğu sportmenlik, yüksek performans ve bunun sonucunda elde ettiği başarılarından dolayı tebrik ediyorum.
Ziyaret sırasında Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan ile ikili ilişkiler ve başta Gürcistan'daki gelişmeler olmak üzere, bölgesel konular üzerine yapıcı ve samimi bir görüşme yaptık.
Bölgedeki endişe verici gelişmeler konusunda görüş alışverişinde bulunduk.
Ermenistan'ın bu çerçevede Türkiye'nin Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformu inisiyatifine kuvvetli destek verdiği açıklaması bizi memnun etti.
Kafkasya'da barış ve istikrarın sağlanması için bölge ülkelerinin işbirliği içinde çalışmaları gerektiği, ülkeler arasında güven ortamının tesis edilmesinin öncelik arzettiği konusunda da görüşmelerimiz farklı değildir.
Bölgesel gelişmelerin yanısıra, Türkiye-Ermenistan ilişkileri ile Yukarı Karabağ sorunu ve bu bağlamda Azerbaycan-Ermenistan ilişkileri de gündeme geldi. Bu konudaki görüşlerimizi de anlattım.
Temaslarımda konuşarak halledilemeyecek sorun olmadığını, bölge ülkeleri arasında mevcut olan derin güven eksikliğinin de diyalog yoluyla hafifletilebilecek bir husus olduğunu, diyalog tesis edilebildiği takdirde, bunun üzerine güven inşa edilmesinin daha kolay olduğunu vurguladım.
İkili ilişkilerimizin gelişmesinin önündeki engellerin de karşılıklı diyalog yoluyla ortadan kaldırılmasının sağlanması gerektiği konusunda Ermeni tarafı ile görüş birliği içinde olduğumuzu gördüm.
Kısaca özetlemek gerekirse, ziyaretimin verimli geçtiğini, ileriye dönük olarak umut vaat ettiğini ve Türkiye'nin bölgedeki önem ve ağırlığını bir kez daha ortaya koyduğunu düşünüyorum.
Ziyaretim vesilesiyle, önümüzdeki yıl Türkiye'de yapılacak olan Türkiye-Ermenistan milli maçına Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan'ı davet ettim. "
 

 





 
Aug
01
    
okuryazarhay | 01 Ağustos 2008 09:53 | 0 fav | etiket:  

 

google çöktü.

 

 

 
 
 
Mehmet Altan
'Başbakan KOB okur mu?'
 
 


 
Aug
01
    
okuryazarhay | 01 Ağustos 2008 09:47 | 0 fav | etiket:  

 

Blog application server

Blog uygulama sunucusu

vicdana bırakmayarak


extremely high frequencies EHF



        dolar da geri sayım:

  1 . 15  

  1.14

  1.13

  diye devam eder...

  1  e 1    yazıyla birebir   

 

          ))))))

 

 

 

 

 

 



 
Aug
01
    
okuryazarhay | 01 Ağustos 2008 09:46 | 0 fav | etiket:  

 

 

 



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın

 

Bu şarkı Burada Bitmez

adlı albümde seslendirdiği


Bayazıt'a ait

Sana Bana Vatanıma Ve Ülkemin İnsanlarına Dair

şiiri

cumhurreisi

 

 



 
Jul
21
    

 

Resim
"TERÖRÜN ZARARI 300 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE"

ResimANKARA -

Hükümet Sözcüsü Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, ''25 seneyi aşan süreden beri etnik terörün, PKK terörünün ülkeye verdiği zararın 300 milyar doların üzerinde olduğunu belirterek, GAP'ın maliyetinin ise 32 milyar dolar olduğunu söyledi.


Çiçek, "Bununla mukayese ettiğinizde, Türkiye bu terör belasıyla uğraşmasaydı, başkalarının oyununa alet olmasaydı, başkalarının değirmenine su taşımasaydı, kendi insanlarının hayatına kast etmeselerdi, Türkiye 10 defa GAP'ı bitirmiş olurdu" dedi.


Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklama yapan ve soruları yanıtlayan Çiçek, ''DTP Genel Başkanlığına getirilen Ahmet Türk ile Emine Ayna 'Kürt sorunun çözümünde silahların bırakılması'nı ifade ettiler. Yeni bir açılım söz konusu mu?'' sorusu üzerine, bundan ne kastedildiğini, altında ne olduğunu bilemeyeceğini ifade etti.


Çiçek, ''Ama bu konuşmaların yapıldığı saatlerde güvenlik güçlerimiz Türkiye'nin muhtelif yerlerinde operasyon yapmaya devam ediyor. Bu konuşmadan daha 1-2 gün evvel de güvenlik güçlerimiz ve askerlerimiz şehit oldu'' dedi.
''Şiddetle, cebirle insanların hayatına kastederek bir netice elde edilemeyeceğini geriye dönük yaşadığımız tecrübelerden çoktan çıkarmış olmamız lazım gelirdi"

diye konuşan Çiçek, şunları kaydetti:


"Onun için olup biteni herkesin soğukkanlılıkla değerlendirmesinde fayda görürüz.

Kaldı ki, bu terör başkalarının hebasına yapılan terördür,

bunun altını özellikle çiziyorum; başkalarının hesabınadır,

başkalarının menfaatinedir.

Zaten kimlerin desteklediği de

aşağı yukarı bilinmektedir''

diye konuştu.

KAPATMA DAVASI İÇİN GÜN YARIN BELİRLENECEK
ResimANKARA - Anayasa Mahkemesi heyeti, yarın yapacağı gündem toplantısının ardından AK Parti hakkında açılan kapatma davası için gün belirleyecek.
Alınan bilgiye göre, Yüksek Mahkeme heyeti, yarın saat 13.30'da toplanarak, bazı kanunların iptali ve yürürlüklerinin durdurulması istemiyle açılan 10 davada ilk ve esas incelemesini yapacak.
Raportör Osman Can'ın raporunu inceleyen Heyet, bu toplantının ardından AK Parti hakkında açılan kapatma davasıyla ilgili bir gün belirleyecek.
Üyeler, belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak.
AK Parti hakkındaki kapatma davasını, 11 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi Heyeti karara bağlayacak. Asıl üyelerden herhangi birinin bulunmaması veya emekliye ayrılması durumunda 4 yedek üyeden en kıdemlileri heyete katılacak.
Anayasa'ya göre bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranacak. Buna göre, kapatma kararı için Anayasa Mahkemesinin 11 asıl üyesinin en az 7'sinin oyu gerekecek.
Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can, Yüksek Mahkeme'ye sunduğu raporunda, AK Parti'nin kapatılması istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşünü savunmuştu.

"KAPATILMA DURUMUNDA B VE C PLANLARI VAR"

ResimSAKARYA - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli, "Kapatılma durumunda B ve C planları var ama bunlar ihtiyaç duyulduğu zaman devreye sokulacak. Aksi halde bir plan olarak kalacak şeylerdir" dedi.
Kapatma davası konusundaki belirsizliğin ay sonuna ya da ağustos ayının ilk haftasına kadar sone ereceğini düşündüklerini belirten Dişli, hiçbir şey olmamış gibi çalışmalarına devam ettiklerini bildirdi.
AK Parti'nin kapatılması beklentisi içinde olmadıklarını kaydeden Dişli, "Kapatılma durumunda B ve C planları var ama bunlar ihtiyaç duyulduğu zaman devreye sokulacak. Aksi halde bir plan olarak kalacak şeylerdir. Şu anda hiçbir parti oluşumu yok ama dediğim gibi yeni bir parti oluşumuna inşallah Türkiye ihtiyaç duymayacak. Duyarsa da çok çabuk halledilebilecek bir mesele. Bence kapatma davası Türkiye'nin gündeminden hızla düşecek. Bazı çevrelerin beklentilerinin aksine biz oldukça ümitliyiz. 11 yargıç ayrı ayrı birer mahkeme gibi karar verecek. Benim beklentim; kapatma davası parti ve ülkemiz lehine olumlu sonuçlanacaktır" diye konuştu.

KAÇIRILAN TÜRKLER ELAZIĞ'A GETİRİLDİ

ResimANKARA - Afganistan'da kaçırılan ve bu sabah serbest bırakılan iki Türk çalışan, özel uçakla Türkiye'ye getirildi.
Afganistan'ın batısındaki İslam Kale'de Türk firmasına ait bir proje kapsamında çalışırken, geçen hafta kimliği belirlenemeyen kişilerce kaçırılan mühendis Gökhan Gül ve şirket personeli Erhan Gündüz , bu sabah serbest bırakılmalarının ardından şirketlerine ait özel uçakla önce Trabzon'a, passaport işlemleri ve uçağın yakıt ikmali yapmasının ardından da Elazığ'a getirildi.

FİDYE VERİLDİĞİ İDDİALARI YALAN
Gülsan Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Şefik Gül, çalışanların serbest bırakılması için fidye verildiğine yönelik basında bazı haberler yer aldığını hatırlatarak, bunların gerçeği yansıtmadığını söyledi.
''Herhangi bir fidye, böyle bir bedel yoktur. Oradaki başarılı çalışmamız, ilk giden Türk firması olmamız. Karzai'nin seçimlerine kadar yapacağımız işi bitirmeye söz vermiş olmamız, onurlu ve düzenli çalışmamız orada çocuklarımızın hayatının bize bağışlanmasının semeresidir'' diyerek, çalışanları kaçıran kişilerin bir süre sonra pişman olduklarını ve yanlış bir iş yaptıkları inancına vardıklarını dile getirdi.

ALMAN DAĞCILAR MÜNİH'E GİTTİ

ResimANKARA - Ağrı Dağı'ndaki kamp yerinde 8 Temmuzda terör örgütü mensuplarınca kaçırılan ve daha sonra serbest bırakılan 3 Alman dağcı, Lufthansa'nın tarifeli seferiyle saat 15.40'ta Münih'e gitti.
Alman dağcıları Esenboğa Havalimanı'nda karşılayan Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Eckant Kuntz, dağcılarla VIP salonunda öğle yemeği yedi.
Dağcılara eşlik etmek üzere Ankara'ya gelen bir grup Alman güvenlik görevlisinin yemek sırasında, gazetecilerin içeridekilerle görüşmesini engellemek üzere önlem aldığı görüldü.
Büyükelçi Kuntz, yemeğin ardından uçağa kadar giderek dağcıları Münih'e uğurladı.
Kuntz, havalimanından ayrılırken, gazetecilere teşekkür etti ve ''Yaşasın Türk-Alman dostluğu'' dedi.

"İŞBİRLİĞİ ÇOK İYİ İŞLEDİ"
Almanya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jens Plötner, Alman dağcılarla ilgili olarak Türk makamlarıyla çok iyi bir işbirliği yaptıklarını söyledi.
Plötner, başkent Berlin'de yaptığı açıklamada, Türk makamlarıyla işbirliği konusunda çeşitli zorluklar yaşandığı şeklindeki bazı haberleri nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine şunları söyledi:
''Hayır, zorluklar yaşandığını doğrulayamam. Bu tür çabalar çok karmaşıktır. İlk etapta ulusal bir mesele de olsa, Almanya'daki rehin alma olaylarından hatırlayın, farklı polis birimlerinin birlikte çalışmaları gerektiği zaman bir koordinasyon ihtiyacı doğar. Birbirine alışmak ve diğer birimin çalışma yöntemlerine alışmak gerekir. Bunun için en iyi yol yoğun bir diyalog sürdürülmesidir. Dışişleri Bakanı Steinmeier dün boşuna Türk makamlarına teşekkür etmedi. Bu rehin alma olayının iyi sonuçlanmasında az katkıları yoktu. İşbirliği çok iyi işledi ve öyle sanıyorum ki büyük güven vardı.''
Plötner, Almanların nasıl serbest bırakıldıkları konusunda yanıt vermekten de kaçındı.

BABACAN ABD'YE GİTTİ

ResimİSTANBUL - Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Birleşmiş Milletler (BM) 2009-2010 dönemi geçici üyeliği seçimlerinde Türkiye'ye destek istemek üzere New York'a gitti.
Babacan, ABD'ye hareketinden önce Atatürk Havalimanında düzenlediği basın toplantısında, 2009-2010 için boş olan Güvenlik Konseyi üyeliği için seçim yapılacağını ve bu seçimlerde aday olan Türkiye, Avusturya ve İzlanda'nın ikisinin seçileceğini belirtti.
Babacan, New York ziyareti kapasımında oy kullanacak BM daimi temsilcilerine resepsiyon vereceğini, bunun dışında Latin Amerika, Karayibler, Arap ülkeleri, İKÖ ve Afrika grubunu ayrı ayrı ağırlayarak Türkiye'nin dış politikasını, bölgeye ve küresel anlamda ne tür katkılar sağladığını, özellikle güvenlik, barış, istikrar konusunda neler yaptığını anlatacaklarını bildirdi.
Ziyaret kapsamında BM Genel Kurul Başkanı Srgjan Kerim ve BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile de görüşme yapacağını belirten Babacan, görüşmelerde BM'nin yakından ilgilendiği Kıbrıs ve İran konusunun da yer alacağını ve üç gün sürecek temaslarının ardından hafta sonu Türkiye'ye döneceğini söyledi.

 



 
Jul
21
    

 

 

Sabancı suikastı hakkında şok eden iddialar 
21 Temmuz 2008 Pazartesi, 09:31 GÜNCEL

Ergenekon'a ilişkin açıklamalarıyla dikkat çeken Tuncay Güney'in 2001'de gözaltına alındığında polise verdiği ifadeyi Yeni Şafak ele geçirdi. Güney, Türkiye'yi sarsacak iddialar içeren ifadesinde Özdemir Sabancı suikastını Abdullah Çatlı'nın İETT garajından yönettiğini, tetiği de bir resmi görevlinin çektiğini öne sürüyor. Güney'e göre DHKP-C'li Duyar, Akkol ve Erdal sadece kameralara poz vermeleri için tutuldu.
Kanada'da yaşayan ve Ergenekon örgütüne ilişkin anlattıklarıyla dikkat çeken Tuncay Güney'in 3 Şubat 2001'de gözaltına alındığında polise özellikle Sabancı suikastıyla ilgili Türkiye'yi sarsacak bilgiler verdiği ortaya çıktı. Gözaltındayken kamera karşısına geçerek Ergenekon örgütü hakkında açıklamalar yapan Güney'in ifadelerini Yeni Şafak ele geçirdi.

Tuncay Güney'in, “Dolandırıcılık ve sahtecilik” iddiasıyla gözaltına alındığı İstanbul Organize Suçlar Şubesi'nde verdiği Ergenekon ifadesinin, uzun süre Fatih Savcılığı deposunda bekledikten sonra raftan indirilen DVD'sinden Türkiye'nin en önemli cinayeti olan Sabancı suikastıyla ilgili sarsıcı bilgiler çıktı.

ÜNLÜ BİR SİYASETÇİ ORGANİZE ETTİ

Tuncay Güney'in, “Doğu Perinçek Veli Küçük'e getirip sundu, ben de kopyasını aldım” dediği belgeler ve Güney'in anlatımlarına göre Sabancı suikastını, dönemin ünlü bir siyasetçisiyle Abdullah Çatlı birlikte organize etti. Hedef, kesinlikle olayda yaşamını yitiren Özdemir Sabancı'ydı.

SADECE KAMERAYA POZ VERDİLER

Mustafa Duyar ve İsmail Akkol, DHKPC'deyken polise çalışıyorlardı. Fehriye Erdal'ın örgütle ilgisi hiç yoktu. Erdal'ı Sabancı Center'da işe Susurluk kazasında ölen Polis Müdürü Hüseyin Kocadağ yerleştirmişti. Önce bir senaryo hazırlandı. Çocuklar (Duyar ve Akkol) James Bond çantalarla cicili bicili giydirilip Sabancı Center'a gönderildi. Duyar ve Akkol, cinayetlerin işlendiği kata asla çıkmadılar. Sadece kameralara yakalanmak için binaya giriyorlarmış gibi yapıp geri döndüler. Cinayetler işlenirken aşağıda kırtasiyenin yanında bekliyorlardı. Fehriye Erdal da bu sırada aşağı inerken kamerada görülüyordu.

RESMİ GÖREVLİ ÖLDÜRDÜ

Oysa daha önceden resmi bir görevli hiç kimsenin dikkatini çekmeyecek şekilde, susturuculu tabancayla binaya yerleştirildi ve Özdemir Sabancı ile Haluk Görgün ve Nilgün Hasefe'yi öldürüp, sessizce ayrıldı. Operasyon yapılırken Çatlı, Sabancı Center'in tam karşısında bulunan İETT garajında, bir minibüsün içinde, 'yanındaki bir kişiyle birlikte' bekliyor ve operasyonu oradan yönetiyordu. Cinayetler işlendikten sonra, hem suikastı gerçekleştiren resmi görevli hem Fehriye Erdal, Mustafa Duyar ve İsmail Akkol, hem de Abdullah Çatlı, olay bölgesinden ayrıldı. Mustafa ve İsmail, örgüt tarafından yurtdışına çıkarıldı. Fehriye örgütten olmadığı için yurtdışına çıkışı cinayeti organize edenler tarafından sağlandı.

İhaleyi DHPKC'nin lideri Dursun Karataş aldı

Suikastın ihalesi, DHKPC'nin polisle ilişkileri iyi olan lideri Dursun Karataş'a verilmişti. Suikast, DHKPC tarafından üstlenildi. Böylece bütün dikkatler örgüte yöneldi. Karataş'ı, polisin içinde bir grup destekliyordu. Özellikle DHKPC'nin MKYK üyeleri, Polis Müdürü Hüseyin Kocadağ tarafından belirleniyordu. Dev Sol'dan DHKP/C'ye geçişte, örgüt tamamen polis kontrolünde bir örgüt haline gelmişti.

Veli Küçük Sabancı'ya anlattı

Tuncay Güney'in iddialarına göre, Sabancı Ailesi, suikasttan sonra bir dedektif ekibi kurdu. Eski Amerikan istihbaratından ve eski MİT'çilerden bazı kişilerle istihbarat grubu kuruldu. Cinayetle ilgili dokümanlar toplanıyordu. Aynı günlerde, İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek'in sahibi olduğu Aydınlık dergisi ve Tuncay Güney'in yönetici olduğu Strateji dergisinde Veli Küçük'ün talimatıyla manipülatif haberler yapılıyordu. Veli Küçük'ün 10 yıllık arkadaşı ve muhbiri Yalçın Tanfer de Sabancı suikastıyla ilgili bilgi topluyordu. Veli Küçük suikastın nasıl gerçekleştirildiğini Sabancı Center'a gidip Sakıp ve Şevket Sabancı'ya anlatmıştı.

Duyar öldürüldü Erdal Belçika'da Akkol kayıp

Sabancı Center'ın 25. katında 9 Ocak 1996 günü Sabancı Holding Yönetim Kurulu üyesi Özdemir Sabancı, Haluk Görgün ve Nilgün Hasefe susturucu takılmış tabancayla öldürüldü. Suikastı DHKPC üstlendi. Cinayetleri işlediği ileri sürülen Mustafa Duyar, İsmail Akkol ve Fehriye Erdal'ın, Sabancı Center'a giriş ve çıkış görüntüleri ortaya çıktı. İdamla yargılanan Mustafa Duyar, 1999'da, Afyon Cezaevi'nde Karagümrük çetesinin adamları tarafından öldürüldü. Erdal, Belçika'da yakalandı ancak şu an dışarıda. Akkol'un nerede yaşadığı ise hala bilinmiyor.



 
Jul
18
    
okuryazarhay | 18 Temmuz 2008 12:28 | 0 fav | etiket:  

 

 

 

 



 
Jul
11
    
okuryazarhay | 11 Temmuz 2008 15:33 | 0 fav | etiket: , ,  

sizce hepsi mi yada 4 yüzmü iyi ?
tatlikiz

 

dörtyüz yazı ile rakamla  4 100

 

 ))))